

1. Şadırvanlar:
Dilimde tüy bitti, hayatta başarılı olamadığım bir
konudur Cami Şadırvanları. Şadırvanda vudû’-abdest
almak çok zaman müşkildir. Mühendis, usta, Cami Dernek Başkanı vb ünvanlı
insanlara hayranımdır; bu garabeti inşa etmek pek bir hüner gerektirir
tabiatıyla. Bir defa ergonomi yoktur. Hadi geçtik onu illa musluktan akan su
önünüzdeki demir veya mermer ayakkoymalığa çarpar, bazı mezheplerde bu
kullanılmış suyun size teması mekruhtur. Hadi onu da geçtik üstünüz başınız ıslanır.
Halbuki ecdat Mimar Sinan şahsında 1565
yılında bu konuyu çözmüş Amerika'yı yeniden keşfe gerek yok. Ayakkoymalığı
herkese özel mermer küvet şeklinde yapıp ana akıntıya aşağıdan yol vermiş.
Ergonomik, estetik ve şer'i.
Bu garabetle ömrümce mücadele ettim ve yeterli
başarıyı yakalayamadım lakin eğer Yüce Rabbim bana bir Cami yapma veya Cami
derneği yetkilisi olma fırsatı verirse rahmetli Mimar Sinan'a yeniden işbaşı yaptıracağım
.
2. Cami Klimaları.
Bir takıntımda budur. Neden?
Kullanmış olduğumuz Split tip klimalardır. Bunlar
camideki havayı alıp soğutup geri vermektedir. Dolayısıyla kuru, oksijensiz -
karbondioksitli ve soğuk havayı geri vermektedir. SICAK HAVA YUKARI ÇIKAR SOĞUK
HAVA AŞAĞI ÇÖKER. Soğuk ve C02 li hava cami zeminine çöker. Cemaatin ayak ve
bacakları üşürken( romatizmaları ve öksürükleri azar) üst tarafları terler.
KLİMALAR YUKARI DOĞRU ÜFÜRTÜLMELİ
ANA KAPI EN AZ YARIM KAPI ARALIKLI OLMALI VE
ÇAPRAZDAN İKİ PENCERE AÇIK OLMALIDIR. BÖYLECE SERİN HAVA SİRKÜLASYONU
GERÇEKLEŞMELİDİR. Kapıyı açacaktık niye klima
çalıştırıyoruz gibi ters mantık işletilebilinir. Aksi halde de soğuk ve havasız
ortamda zarar görürüz.
Bu bilimsel gerçekliğin yanında - ki bunu kimse
takmaz- estetik handikaplarda var. Şöyle ki yep yeni mükemmel camimizin sağı
solu, önü arkası iri iri ucube klimalarla techiz edilir. Bu sorun Eyüp Sultan
Camiinde amaçlanmadan hem bilimsel hem de estetik açıdan mükemmel çözülmüş.
Fi tarihinde Camiye klima takma projesi
gelişince Anıtlar Kurulu engeliyle karşılaşmışlar. Bunu aşmak içinde klima iç
üniteleri büyük kubbenin eteklerine( bunun teknik ismi: kedi yolu) özenle gizlenerek yerleştirilmiş. "Camimiz Klimalıdır" yazar
her tarafında ama klima göremezsiniz yukarıdan serinlik yağarken. Bildiğim
kadarıyla Türkiye de tek örnek.
Ve yine eğer Yüce Rabbim bana bir Cami yapma veya
Cami derneği yetkilisi olma fırsatı verirse bu kez kaçak değil ama projeli bir
şekilde Eyüp Sultan Camiini taklit edeceğim.
3. Cami helaları:
Umumi hela işletme görev ve sorumluluğu yerel yönetimlerin boynundadır. Bazı ülkelerde para karşılığı bazı ülkelerde ise parasız bu hizmet verilir. Bizde de çok az - eser miktarda bulunan bu hizmet ücret karşılığıdır. Zeytinburnu Belediyesi Türkiye'de ilk ve sanırım hala tek bir uygulama yapıyor: Cami helalarını umumileştiriyor, bedava ve kaliteli hizmete kavuşturuyor. Elan bir kaç Cami helası hariç (derneklerin angajmanları nedeniyle) tüm Camilerde uygulama başarılı bir şekilde sürüyor. Hani af edersiniz " bal dök yala". Her yer pırıl pırıl, tertemiz, hijyenik. İçerde tuvalet kağıdı lavoba veya oturak yanında sabun, kağıt havlu, sıcak su. Sabah namazı açılan yatsı sonrası kapanan ve sürekli koşuşturan görevlileri. Ayrıca duş alma üniteleri, yine havlu kağıtları ve sabunu hazır. Huzurlu, temiz ve rahat ortamlar. İlk, tek ve örnek bu çaba umarım göze gelmez, dumura uğramaz, bilakis benzerleri çoğalır ve medeniyet hanemize artılar katar. Sizlerde lütfen yolunuzu düşürün ve bu mekanları teşrif ediniz.

duş
hela








Şimdi bu yazıya en az iki türlü yorum mümkün:
YanıtlaSil1-Şer'i: Allah razı olsun.
2-Seküler: Yine; Allah razı olsun.
İşini ciddiye alan ve tam yapan adamın hali başka.
O, iyi bakan gözün gördüğü
Sil