Bugün bir büyük şeyhi ziyaret ettim. O da
siyasetzede( mağduru) imiş meğer: Ne bu iş Usta yahuu !
Süt
kardeşi 1.Süleyman ( kanuni), Taht’ta dünyanın zirvesine ulaşırken oda eğitim
alanında zirve yaptı. Pek tabii ki siyaset ona destek verdi, aile fotoğrafında(
divanda) yerini aldı. Vaktaki Sahn-ı Seman medreselerinde baş müderris
oldu ( yaklaşık
Osmanlı
M. Eğitim Bakanı ve Y.Ö.K. başkanlığı).
Lakin
Şehzade Mustafa’nın boğdurulması ve baş kadın anasının uzaklaştırılması üzerine
Sulta(n)’ı yazdığı mektup ve “"Hepimiz
insanız be Süleyman, aynı mayadanız” sözü ile adalete davet etti. Sultanda onu
fitne çıkarmak, Osmanlı düşmanlarıyla iş tutmakla suçladı, unvanlarını sildi ve
kovdu. Kimliksiz, kimsesiz bir garip mütekait hoca olarak sine-i millete
dahletti. İstanbul dışına gidip bir bahçe aldı ve yerleşti.
Halkın,askerlerin
ve bilhassa bahriyelilerin Piri, şeyhi olarak ünlendi, hizmet etti. Osmanlı divanından
kovuldu ama fotoğrafını sunduğum “ Çilehane” de Hz. Hızır a.s.’la halvet oldu. Ongünlerce o küçük delikten hava aldı ve aleme nefes verdi/ veriyor. Allah cc
ondan razı olsun.


Dünya makamlarından kovulmak yada kabul edilmemek, kendini bilen için gerçeklere açılan bir kapı oluyor ki hazret bu kapıyı iyi açmış, "Allahın sevdiğini, herkes sever" sözünün karşılığını halktan almış. Ne güzel bahtiyarlık bu abi, bizi bu muhterem zatla buluşturun için Rabbim sizden razi olsun..
YanıtlaSil